İzlemeli şeyler / 4 Mayıs 2015 Pazartesi

Klişe Korku Filmlerinde Kurbanların Yaptığı 11 Hata

Gruptan ayrılıp başka yöne kaçmak.

Sürüden ayrılan koyun misali çantada kekliktir bu kurban. Genellikle ormana kaçar ve katil/kötü karakter tarafından burada hunharca öldürülür. Bunun bir başka versiyonu da parti sırasında arkadaşlarına “birazdan dönerim” diyip giden adamdır. Filmin sonraki sahnelerinde cesedi bulunur bu arkadaşın.

Katil çok yakındayken saklanılan yerde ağlayıp sızlanmak.

Genellikle bir ağaç arkası, araba altı ve ya dolap içinde yapılan bu eylem katilin kurbanı fark etmesine rağmen sanki gidiyormuş gibi yapması ve ardından da ani bir hareketle bu saf kurbanı kesip biçmesi ya da alnının çatısından vurması ile sonuçlanır.

Gaipten gelen tuhaf seslere doğru gitmek.

Çıtırtı, patırtı, tam olarak anlaşılmayan sözcükler… Bu üçlüden korkacaksın. Bu seslerin geldiği yerin tam zıttına kaçızlayacaksın hemen. Bunun bir başka versiyonu da yerdeki kan izlerini takip etmektir. İki hareket de aynı hatayla sonlanır: katilin “zaa!” diye birden ortaya çıkıp kurbanı delik deşik etmesi!

Kaçarken yere düşüp hemen kalkmamak.

Kurban takılıp düşer ve kalkıp yaldır yaldır koşmaya devam etmek yerine çığlık atmayı tercih eder amma ve lakin bu onun son çığlığı olur.

Uyarı tabelalarını dikkate almadan devam etmek.

“Girmeyin” yazıyor işte arkadaş, demek ki paranormal olaylar var, girmeyiver işte.

Hiçliğin ortasında birden ortaya çıkan tüyler ürpertici küçük kızın tavsiyelerine güvenmek.

Sen koskoca devlet babanın koyduğu tabelayı hiç önemseme sonra git elin tuhaf kızına güven. Olacak iş değil. Genelde bunun sonu da bu ufaklığın kurbanı adeta katilin kucağına teslim etmesi ile sonuçlanır.

Sevgiliyle öpüşüp koklaşmak, sevişmek.

Bu altın kural olmuş bir klişedir. Sevişen karakter filmden sağ çıkamaz arkadaş! Genelde seviştikten sonra uyuyakalan erkek arkadaşın gaipten gelen seslere kayıtsız kalması sonucu hanım kızımızın erkeğin gömleğini üzerine alıp cıbıl bir şekilde sese doğru gitmesi ve ufak bir kovalamacadan sonra ölmesi ile son bulur. Eğer erkek arkadaş kovalamaca sürerken araya girerse katilden nasibini hanım kızımızdan önce alır. Belki “bu hareket niye aptalca olsun, adam öteki tarafa kafası rahat gitti.” Diyeceksiniz ama işte zamanında nefsine azıcık hakim olup ortalığı kolaçan etse, belki de sağ kalacaklardı.

Başka bir kurban öldürülürken kaçmak yerine olanları seyretmek.

Hazır fırsatını bulmuşken kaçızlayacaktın… Böyle bir durumda öldürülen baban olsa tanımayacaksın. Bu olayı görünce dayanamayıp feryadı basan kurban dostumuz katil tarafından görülecek ve dertsiz başına dert açacaktır.

Eline telefon geçince polis yerine aşırı uzakta olan bir arkadaşı aramak.

Ya arkadaş, tuşlaması da kolay: 9-1-1, nedir yani? ne gerek var şehrin öteki tarafındaki dostunu, sevgilini aramaya? Zaten o da sana polisi ara diyecek. Bu olayın devamında da ya telefonun kesilecek ya da sana doğru yaldır yaldır koşan katili görüp telefonu ataraktan topuklayacaksın.

Katili bir kez vurup öldüğüne inanmak.

Fırsatın varken bütün şarjörü sık işte kafasına kardeş, neyin cimriliği bu anlamadım ki. Sonra katil 5 dakika sonra ayaklanınca “Lanet olası pislik, ölmüş olmalıydın.” Dersiniz pişman pişman…

Arkadaş grubunun “şişman gözlüklüsü” olmak.

Gözlüklü olan 10 kurbandan 9’u zaten bu filmlerden sağ çıkmamıştır ama eğer bir de bu gözlüklü şişman biri ise ölümcül kombinasyon tamamlanmış, filmin ilk ölen karakteri rezerve olmuş demektir. Katilin genelde “optik, gel ulan buraya kaçma!” dercesine yakalayıp öldürdüğü bu karakter zaten arkadaş grubuna da zorla girmiştir, arkasından ağlayanı olmaz bunun.

Alihan Demiral